9 Mart 2009 Pazartesi

İkinci Dünya Savaşı - Mussolini..


Efendim biliyorsunuz bir önceki yazımızda acıların çocuğu Hitler'in Alman halkını bir güzel kafalayarak "Führer" oluşuna tanık olduk. Hitler'in fantastik Führerlik serüvenine geçmeden önce kısa bir ara veriyoruz. Çünkü bu kısımları "Savaş" aşamasında bir güzel göreceğiz. O yüzden bugün "Faşizm ne de güzeldir." akımının bir başka temsilcisinden, oldukça özenti bir temsilcisinden bahsedeceğiz: Benito Mussolini.

Efendim Mussolini'nin hayat hikâyesi de tıpkı Adolf'unki gibi badirelerle dolu. Ancak ufak nüanslar var. Açık söylemek gerekirse, Hitler'in delikanlılığı, karakterli yapısı; Mussolini'de pek mevcut değil. Kendisi son derece kaypak bir insan. Eğitim hayatını tam olarak "Zeki ama çalışmıyor, serseri." cümlesiyle özetleyebiliriz. Kantinde küçükleri ezen, alt dönemlerin topunu alıp vermeyen, kısacası küçüklükten şerefsizlik tohumlarını bünyesinde barındıran bir insan Mussolini.1901 yılında güç bela okulunu bitiren Mussolini, ailesinin "Yavrııım bulaşma sen öyle şeylere, derslerinle ilgilen." öğütlerine rağmen eğitim hayatı boyunca siyasetle ilgilendi. Ancak açıkçası kafası pek basmıyordu böyle şeylere. Kim ne derse inanıyor, bir gün ülkü ocağında çay içerken ertesi gün sol görüşlü öğrencilerle bildiri dağıtıyordu. Böyle kolpa bir insandı kendisi maalesef. Okulunu bitirir bitirmez eve gelen tebligatla askere gitmesi gerektiğini öğrenen ve götü uçuklayan Mussolini, İsviçre'ye uçmuş, itliklerine orada da devam etmiştir.
İsviçre'de tutunamayıp memlekete dönen Benito, sosyalist bir gazetede, eş dost torpiliyle köşe yazarı olmayı başarmıştır. "Kahrolsun kapitalizm.", "Ne ABD ne AB, tam bağımsız İtalya." tadında yazılarıyla çizgisini belli eden Mussolini; sene 1914'ü gösterip de Birinci Dünya Savaşı başlayınca vatan sevgisiyle orduya yazılmaktan kendini alamamıştır.

Dedik ya, kaypak bir insan Benito. Askerde milliyetçi duyguları fazla gelişince, kafa yapısı da tamamen değişti. Askerde topuklarına sıkılınca Milano'ya geri dönüp, bu kez de "Vakit" tadında bir gazetede editörlük yapmaya başladı. Üç gün önce "Yaşasın devrim ve sosyalizm!" sloganlarıyla sokaklarda çığıran Benito gitti, yerine "Faşizm süper bir şey.", "Orhan Pamuk akıllı olsun." naraları atan bir insan geldi. Bu sırada daha karizmatik görünmek adına "Mussolini ne lan godoş gibi, 'Il Duce' olsun benim lakabım." diye düşünerek, bu lakabı benimsedi.

Efendim gazete köşelerine sığmayan faşizm sevgisiyle çılgın atan Duce, "Faşist Partisi" adında son derece net bir parti kurarak siyaset arenasına fırtına gibi girdi. Birinci Dünya Savaşı'nın yaralarını sarmaya çalışan İtalya'da, bir de "Kara gömlekliler" diye bir çete kurup komünistlerle taşlı sopalı kavgalara girerek ülkeyi iyice kaosa sürükledi. Kısacası kaypak maypak desek de, az zamanda büyük işler başardı Benito "Duce" Mussolini.

1922 yılının Ekim ayında, Mussolini cumhurbaşkanlığı köşkünün önüne gelerek birtakım taşkınlıklar yapmaya başladı. "Başkan akıllı ol, arkamda otuz bin faşist var yıkarız bu şehri." şeklinde tehditler savuran Mussolini, etrafa korku saldı. Bu baskılara dayanamayan cumhurbaşkanı da sonunda sıkılarak "Off tamam kur hükümeti ne bok yersen ye ya." diyerek başından saldı bizimkini. 29 Ekim 1922 tarihi itibarıyla, 39 yaşında başbakan olarak önemli bir iş yaptı.

Bu aşamadan sonra yaptıkları, Hitler'in siyasi kariyeriyle oldukça benzeşiyor. Tıpkı Hitler gibi varoşlardan en tepeye gelen, "Abi bedelli çıkar mı acaba :((" diye İsviçre'lere kaçan bir ezikken başbakanlık koltuğuna tırmanan Mussolini de; tahmin edersiniz ki biraz şımarmıştır. Hemen işçi sendikalarını kapatmış, gazete ve dergilere fantastik sansürler koymuş, Youtube'u kapatmış ve "Faşist Partisi'nden başka bir parti olmasına bence hiç gerek yok." maddesini anayasaya ekletmiştir. Kısacası, o da bir nevi "Führer" olmuştur İtalyan halkına.

Efendim Mussolini'nin hikâyesi de böyle işte. İkinci Dünya Savaşı'nın taraflarından "Mihver Devletleri"nin en önemli ikisinin liderlerini savaş öncesi gözlemlemiş olduk. Bundan sonra isterseniz biraz da "Müttefik Devletler"i tanıyalım. Sonra da bunlara bir güzel savaşçılık oynatırız. 

Yakında Stalin sizlerle olacak, esen kalın.

s.

3 yorum:

Caglar dedi ki...

Harika!
nivyorktayms

Tuna dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Meryem dedi ki...

Takipteyim.